Dava – Franz Kafka

Franz Kafka’nın en önemli eserlerinden olan Dava, korku çağı olarak nitelendirilen 20. yüzyılda insanoğlunun korkusu sebebiyle nasıl bir yazgıyla çevrelendiğinin öyküsüdür.

Adı üzerinde korku çağı. Bu çağa korku egemendir ve insanların herhangi bir hemcinsiyle insanca konuşması ve insanca tepkiler alması mümkün olmamaktadır.

Dava, insan, insanın korkusu olduğu sürece güncelliğini devam ettirecektir. Buna örnek olarak Franz Kafka, Dava’da bir yargı süreci betimlemiştir. Karakterimiz Josef K.’nın yargı süreci, Franz Kafka’nın betimiyle korku çağının simgelerinden biri olmuştur.

Kitap İncelemesi – Yorumu

Josef K.bir sabah uyandığında evinde yabancılar olduğunu görür. Bu yabancılar Josef K.’ya hakkında bir dava olduğunu söylerler. Bununla beraber tutuklu değildir.

Kendisine açılan davanın ne olduğu o adamlar tarafından söylenmemekle beraber, bu davanın ne olduğunu öğrenemeyen Josef K. olayı pek ciddiye almamaktadır. Duruşmaya bu yabancılar tarafından çağırılır ama duruşma saati ona söylenmemiştir. Josef’de adrese kendi belirlediği bir saatte gider ve dava başlar.

Josef’in tanıştığı herkes ona yardım etmeye hevesli görünür. Müdürü, amcası, avukatı, ressam, başka bir sanık, katedraldeki rahip, avukatın hizmetçisi… Durumunu öğrenen, az veya çok bilgisiyle ona yardım etmeye çalışır.

Bu sayede farklı sınıftan insanlarla konuşuyor, bu farklı sınıftan insanların bakış açısını yakalamamızı sağlıyor. Değişik meslek guruplarından oluşan Josef’e yardım edenler topluluğu, çeşit çeşit ekonomik tabakalara ait insanlar. Hepsinin bakış açısı ve buna etkiyen bürokratik güçlerini de görmüş oluyoruz.

Kitapta Dava, Josef K.’nın içinden çıkamayacağı, hatta çıkmasının imkansız olduğu bir kapalı kutuya benzetilebilir. İlk başlarda onun çok önemsemediği bu kutu, artık onun hayatının bir parçası olmuştur. Zaman geçtikçe de hayatında önemli bir yer edinmiş ve odak noktası halini almıştır.

dava franz kafka

Bu kitapta devlet, bürokrasi ve kısıtlamalar güç figürünü yansıtır. Bu güç unsurları insanı kuşatan ve aşılmaz duvarlar haline gelen unsurlardır. Bürokrasinin işleyişini hızlandırmak mümkün değildir. Zira bu uğraşlar süresi daha da yavaşlatmaktadır.

Bürokrasi ve adaletin sorgulandığı bu kitapta, hukukun işleyişine de değinilmiştir. George Orwell’in 1984 kitabı tarzında bir distopya. Orwell’in kitabında da bürokrasi, adalet ve hukukun işleyişine bir eleştiri var.

Kafka, dili ağır kullanmış fakat sürükleyiciliği kaybetmemiş. Dilin ağır olması çeviriden de kaynaklanıyor olabilir. Lakin sade bir dil kullanılmış olsa, çeviriyi bu hale getirmek için büyük bir çaba sarf edilmesi gerekir.

Ağır bir dil, kafa karıştırıcı bir kurgu ve zorlayıcı bir kitap. Bunların hepsine rağmen sürükleyiciliğinden hiçbir şey kaybetmiyor. Son sayfasına kadar tutmayı başarıyor. Ayrıca betimlemeleriyle kendine daha çok çekiyor. Kafka ile kafa açmak için birebir.

 

Yazar: Franz Kafka  |  Sayfa Sayısı: 286  |  Kitabın Türü: Roman, Dünya Klasikleri, Felsefe-Düşünce, Edebiyat

Share

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Share