Sherlock Holmes Korku Vadisi – Arthur Conan Doyle

Bilindiği üzere Sherlock Holmes ünlü bir dedektiftir. Fakat ne polisle birliktedir ne de bir kurum veya kuruluşa bağlıdır. Yalnız çalışır. Çözülmesi gereken davalara birileri tarafından atanmaz. Bunu Korku Vadisi davasında da ortaya koyacaktır.

Çözülemeyen davalarda ondan yardım istenir. Davayı detaylıca inceler ve eğer ilginç bulursa kabul eder. Herkesin aksine beklentilerin dışına çıkarak olayları çözmeye çalışır. Sonuçta en iyi işi çıkaran daima odur.

Kitap İncelemesi

Kurgusuyla baş döndüren bir Sherlock kitabı daha. Dizisini ve filmini izlemiş biri olarak bu güne kadar nasıl olur da okumadım dediğim bir kitap oldu. Hele korku vadisinden gelen Birdy Edwards(Douglas)’ın hikayesi, Sherlock’un çözdüğü davanın daha bir üstünde olunca tadından yenmedi.

Ayrı iki hikaye gibi anatılsa da çok bağlantılı olan bu iki olay (Sherlock’un çözdüğü dava ve Douglas’ın korku vadisindeki hikayesi), kitabın heyecanını ve sürükleyiciğini gitgide artırıyor.

Dizisiyle karşılaştıracak olursak eğer; dizide Sherlock’un keskin zekası ön plana çıkartılmış fakat senaryo olarak kitapların altında bir performans ortada. Kitaptaki senaryo, on yıllar geçmesine rağmen hala kalitesinden hiçbir şey kaybetmemiş. Conan Doyle muazzam bir iş çıkartmış. Hala bu seviyede polisiye senaryosu ya da kurgusu olduğunu sanmıyorum.

Kitapta öncelikle isminde de olduğu gibi korku vadisi olarak adlandırılan bölgeden kalan bir hesaplaşmanın izi olan bir cinayet davasını kabul etmiştir Sherlock Holmes. Başka dedektiflerle çalışmaya başlar.

Fakat, daha önce de belirttiğim gibi, herkes başka bir şey yaparken o çok alakasız görünen yoldan işleri halletmeye çalışır. “Kesin bir sonuç almadan da yorum yapmayacağım.” diye anlaşmıştır.

Sonuçta davayı çözer. Herkesin ağzı açık kalır. Beklenmedik bir sonuçtur fakat gerçekler de ortadadır.

sherlock holmes korku vadisi

Sherlock Holmes Korku vadisi Kitabı Hakkında

Bu kısımda kitabın çok kısa bir özeti şeklinde yayına devam edeceğim. Kitap iki kısımdan oluşuyor. Birinci kısım Birlstone olayını, ikinci kısım ise korku vadisindeki vandalları (Douglas’ın hikayesini) anlatıyor. Bunların ardından üç tane hikaye yani 3 ayrı davaya yer verilmiş. Kısacası kitap şaşırtıcı olduğu kadar da doyurucu.

Birinci Kısım – Birlstone Trajedisi

Bir sabah Sherlock Holmes ve Dr. Watson’a bir mektup gelir. Rakamlardan, Douglas ve Birlstone’dan oluşan bir mektuptur. Şifrelidir elbette ve çözmeye başlarlar mektubu. Tam çözdüklerinde dedektif MacDonald gelir. Mektubu görünce, Birlstone’da yaşayan Douglas’ın öldürüldüğünü söyler.

Bir müddet konuşurlar ve ilk fırsatta yola koyulurlar. Kurbanın yüzü tanınmayacak kadar kötü parçalanmıştır. Yüzüğü çıkartılmış ve üzerine bir kart bırakılmıştır. Sherlock Holmes olay yerine geldiğinde yaptığı gözlemlerden bahsetmemeyi tercih eder. Görev paylaşımı yapılırken şunları söyler:

“Bir davaya dahil olmamın nedeni, adaletin yerine gelmesi ve polise yardımcı olmak içindir. Eğer kendimi polisten ayrı tutuyorsam bunun sebebi ilk önce onların beni kendilerinden ayrı görmesidir. Ayrıca polisin aleyhine puan kazanma gibi bir derdim de yok. Ama aynı zamanda kendi bildiğim gibi çalışmak istiyorum. Sonuçları da aşama aşama değil, uygun bir zamanda ve kesinleştirdikten sonra veririm.”

Şahitler sorgulanır. Sonuçta bizi hiçbir fikir sahibi yapmasa da, Sherlock Holmes planlar yapmaktadır. Sonunda uşağa evin etrafındaki hendekteki suyun boşaltılması için adam ayarladığını ve saba erkenden burada olacaklarını söyler.

Sonrasında cinayetin işlendiği odayı gece dışarıdan gözetlemeye başlarlar. Uşak hendekten sarılmış bir şeyler çekmektedir. Derhal olayüstü yapmak için koşarlar.

Uşak konuşmayacağını belirtir. O sırada odanın karanlık tarafından öldü sanılan Douglas beliriverir. Ölen kişi ise Douglas’a suikast düzenlemek için gelen kişidir. O zaman diliminde yazdıklarını Sherlock Holmes’a uzatır. O kağıtlarda korku vadisinin hikayesinin olduğunu söyler.

İkinci Kısım – Vandallar

John McMurdo isimli bir genç adam, Vermissa Vadisi’ne trenle yolculuk etmektedir. Kötü şanıyla bilinen Kadim Özgür Adamlar Örgütü’nün üyesidir. Derhal vücut efendisi McGinty’ye gitmesi söylenir.

O da söyleneni yapar. Biraz sert bir karşılamadır fakat kendini şefe sevidrmeyi başarır. Örgüte alınma töreninden sonra düzenli olarak toplantılara alınır. Maden kasabası olan bu vadi, bu eli kanlı örgüt tarafından kontrol edilmektedir. Üyeleri haricinde seveni yoktur. Sevgi gösterisinde bulunanlar sadece onlardan korkanlardır.

McMurdo’ya ilk görevi verilir. Bir düzine adamla beraber göz korkutmaya giderler. Başarılı olmuşlardır. Bu tür olaylarla ünü artar ve örgütte en sevilenlerden biri olmayı başarır.

McMurdo, ünlü dedektif Birdy Edward’ın geldiği haberini alır. Bu hepsinin sonu demektir. Derhal bir plan yapar. Dedektifle bilgi verme amaçlı, kendi evinde bir buluşma ayarlayacaktır. O sırada evde örgütten en güvendiği 7 adam tetikte bekleyecektir.

Gün gelir. 7 kişi oturma odasında sabırsızlıkla beklemektedir. Kapı çalınır ve McMurdo kapıyı açar. Yabancı bir ayak sesi duyulur. Hazırlanılmış odaya geçerler. 7 kişi işaret beklemektedir. Birdy Edward o akşam öldürülecektir.

McMurdo 7 kişinin bulunduğu odaya girer. Edward’ın gelip gelmediğini sorarlar. McMurdo ise “Evet Birdy Edwards burada.” der. Biraz bekler ve “Ben Birdy Edwards’ım.” der. Dışarıda 40 kişi beklemektedir.

Daha sonra taşınmış fakat örgüt üyeleri peşini bırakmamıştır. Son çareyi İngiltere’ye kaçmakta bulmuştur fakat 5 yıl sonra bile peşine gelmişlerdir. Olayın sonunda da ilk kısımda anlatılan Birlstone olayı yaşanmıştır.

Sonuç olarak da, Douglas(Edwards) İngiltere’de suçsuz bulunmuş ve Güney Afrika’ya giden gemiden denize düşerek kaybolduğu haberi gelmiştir. Sherlock bu işte Moriarty’nin parmağı olduğundan emindir.

Son Üç Hikaye

Bu iki kısımdan sonra da üç kısa dava daha bulunmaktadır. Bunlar;

  • Mahkumların Gemisi
  • Albayın Ölümü
  • Kaybolan At
Share

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Share