Kut’ül Amare Tarihimizden Silinen Zafer

Kut’ül Amare Zaferi, tarihimizde ikinci Çanakkale Zaferi olarak bilinmesi gereken bir zafer. Ne yazık ki bir çoğumuz böyle bir zaferden hatta savaştan bihaberiz.

Kut’ül Amare

Kut’ül Amare, Bağdat’ın güneyinde, Dicle nehri kıyısında bulunan bir kasaba. Nüfusu o zamanlar 6500 civarında. Bu bölge Osmanlı kaynaklarında, Irak-ı Arap olarak adlandırılıyor. Tarihteki Mezopotamya’yı da içeren ve Basra Körfezi’ne kadar uzanan bir bölgeyi kapsıyor.

Savaşın Başlangıcı

Kut’ül Amare Savaşı, 3 Aralık 1915’te, İngiliz Tümeni’nin Bağdat’a ilerlemeye çalışırken Selman-ı Pak muharebesini kaybederek, Kut kasabasına sığınmasıyla başladı. İngilizlerin Selman-ı Pak yenilgisi, kendi kaynaklarında görünmemektedir.

Selman-ı Pak muharebesinin asıl gerekçesi, İngilizlerin Irak petrol bölgelerini ele geçirmek için Fav bölgesine asker çıkarmalarıdır. İlerleyen safhada savaşı kuzeye doğru yaymışlardır.

Goltz Paşa

Prusyalı Colmar von der Goltz Paşa, Osmanlı Ordusu’nun, harp okullarından itibaren yenilenmesinde büyük emekleri vardır.5 Aralık’ta Bağdat’a gelen Goltz Paşa’nın kesin emriyle, Miralay “Sakallı” Nurettin Bey’in Birlikleri 27 Aralık’ta Kut’u kuşattı.

Mirliva Halil Paşa

Bu muharebede 4000 askerini kaybederek geri çekilen Nurettin Bey’in yerine Enver Paşa’nın amcası Mirliva Halil Paşa (Kut) getirildi. Mirliva Halil Paşa komutasındaki askerler, Vadi (13 Ocak) ve Hannah (21 Ocak) muharebelerinde toplamda 4300 kayıp veren İngilizleri geri püskürttü.

Mart ayında İngilizler, Miralay Ali İhsan Bey komutasındaki askerlere hücum ettilerse de 3500 kayıpla geri çekildiler. Nihayetinde 29 Nisan 1916 tarihinde İngilizler, 13 general, 481 subay ve 13 bin 300 er Osmanlı Kuvvetleri’ne teslim oldular. Kuşatmada, İngilizler 23 bin ölü ve yaralı, Osmanlı 10 bin şehit ve gazi vermiş, 13 bin 100 (diğer kaynaklara göre 18 bin) İngiliz esir alınmıştır.

Kut'ül Amare

Halil Paşa, Kut’ül Amare zaferinin ardından 6. Ordu’ya yayınladığı mesajda şunları söylemiştir:

“Arslanlar! Bütün Osmanlılara şeref ve şan, İngilizlere kara meydan olan şu kızgın toprağın güneşli semasında şehitlerimizin ruhları sevinçle gülerek uçarken, ben de hepinizin pak alınlarından öperek cümlenizi tebrik ediyorum. Ordum gerek Kut karşısında ve gerekse Kut’u kurtarmaya gelen ordular karşısında 350 subay ve 10 bin erini şehit vermiştir. Fakat buna karşılık bugün Kut’ta 13 general, 481 subay ve 13 bin 300 er teslim alıyorum. Bu teslim aldığımız orduyu kurtarmaya gelen İngiliz kuvvetleri de 30 bin zayiat vererek geri dönmüşlerdir. Şu iki farka bakılınca, cihanı hayrete düşürecek kadar bir fark görülür. Tarih bu olayı yazmak için kelime bulmakta müşkülata uğrayacaktır. İşte Osmanlı sebatının, İngiliz inadını birinci zaferi Çanakkale’de, ikinci zaferi burada görüyoruz!”

Halil Paşa’nın “Tarih bu olayı yazmak için kelime bulmakta müşkülata uğrayacaktır.” dediği zaferi, yere göğe sığdaramaz olmamız gerekirken, bugün biz bu zaferin varlığından dahi haberdar değiliz.

Tarihçilerin Yorumları

İngiliz tarihçi Jan Morris, Kut Savaşı’nı “İngiliz askeri tarihindeki en rezil şartlı teslim olma” şeklinde dile getirmiştir.

Tarihçi İlber Ortaylı ise “Halil Paşa, teslim olan İngiliz subaylarına bir beyefendi gibi davranmıştır.” şeklinde yorumlamıştır.

II. Kut Savaşı

Tarihte 2. Kut Savaşı olarak bilinen 23 Şubat 1917 tarihinde Osmanlı ve İngiliz-Hint ortaklığı arasında yapılmıştır. 50 bin askerle saldıran İngilizler, Osmanlı birliklerini tuzağa düşüremedi. Osmanlı kumandanı Kazım Karabekir Bey, iyi düzenlenmiş bir geri çekilme ile kurtulmayı başardı. İngilizler Osmanlı kuvvetlerini Dicle nehri boyunca takip etmişlerdir.

Sonunda Osmanlı, Kut’u terk etmek zorunda kalmıştır. Büyük zorluklarla alınan Kut, 2. Kut Savaşıyla taktiksel bir hata sonucunda teslim edilmiştir.

Savaşların Sonuçları

O dönemde savaşan gazilerimizin neredeyse tamamı, soyadı kanunu ardından, başta Halil Paşa olmak üzere “Kut” soyadını almışlardır.

1952 senesine kadar törenlerle kutlanan ve hatırlanan Kut’ül Amare Zaferi, İngilizlerin 1946’da başlayan ve Türkiye’nin 1952’de Nato’ya girmesiyle artan baskılarıyla, tarih kitaplarından çıkartılmıştır.

Share

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Share